Eşler Arası Kredilendirme Sektörünün Tarihçesi

Birleşik Krallık ve ABD’de 2005-2006 yıllarında hayata geçen eşler arası kredilendirme sektörü en fazla Çin’de olmak üzere son on yılda birçok ülkede gelişmiştir. P2P kredilendirme, Avrupa’da kitlesel kredilendirme veya Kuzey Amerika’da pazar yeri kredilendirmesi olarak da bilinir ancak bu kavramların tümü aynı olguyu ifade eder; “kitlesel kredilendirme veya sosyal kredilendirme”. P2P kredilendirme platformları fonlama sürecindeki kredi alanlar ile kredi verenler arasındaki işlemleri gerçekleştirir. İyi çalışan bir pazar yeri oluşturmak için platformların yapması gereken en önemli iki iş kredi alanları ve kredi verenleri bir araya getirmek ve sözleşmenin kural ve şartlarını belirlemektir. Piyasa oluşturmanın yanı sıra temel işlevlere kredi gerçekleştirme ve topluluk inşa etmeye katkıda bulunan etkinlikler dahildir.

P2P kredilendirme sektörü eşsizdir. Eşsiz özelliği, kredi verenlerin ve kredi alanların iş ilişkilerinden kazançlı çıkmasıdır. Kredi alanlar, ihtiyaç duydukları parayı veya hizmetleri güvenli ve zamanında alırken P2P platformuna para yatıran yatırımcılar/kredi verenler finansal gelirden gerçek kazançlar ve cazip yıllık ücretler alır. Parayı P2P platformuna yatırmakla kıyaslandığında mevcut hiçbir bankanın size bu kadar kazanç sağlamayacağını söylemek yerindedir.

Geleneksel olarak eşler arası kredilendirme platformlarının ana gelir kaynağı kredi alanlardan kesilen işlem gerçekleştirme ücretleri, kredi verenlerden alınan geri ödeme ücretleri veya kredi alma işlemi veya geç ödeme ücretleri gibi diğer ücretlerdir. Bir P2P kredilendirme platformunun nasıl gelir elde ettiği genellikle platformun iş modeline ve yatırımların nasıl yapılandırıldığına bağlıdır. Geçen on yılda, P2P kredilendirme platformları bir dizi yeni girişimden büyüyen milyarlarca dolarlık bir sektöre evrilmiştir.

P2P kredilendirmenin sunduğu avantajlara ve uzmanların sektörün trilyon dolarlık bir sektör olacağına dair öngörülerine rağmen P2P kredilendirme sistemi, ana akım finans kaynağı olma hedeflerine ulaşmaktan halen çok uzaktadır. Aslında, sektör, temerrüt oranları, dolandırıcılık ve düzenleyici sorunlardan kaynaklı çok sorun yaşamaktadır ve sadece çevrimiçi P2P kredilendirmede %10’dan daha fazla dolandırıcılık içermektedir.

Bu noktada blok zinciri, dağıtılmış ana kayıt teknolojisi sayesinde işlemleri daha güvenli ve itimat edilebilir kılmaya yardımcı olabilir. Blok zinciri finansal şeffaflık konusunda yeni bir dönemi başlatabilir ve en iyi davranışları ödüllendirebilir. Blok zinciri, iki tarafın işlemlerini etkili, değiştirilemez ve doğrulanabilir bir şekilde kaydetmesini sağlar. P2P kredilendirme sektörünün büyümesine ve genişlemesine yönelik en büyük sorunlardan birisi olan dolandırıcılığı önleme konusunda çok katman sunmaya yardımcı olarak yetkisiz erişime karşı güçlü bir bariyer oluşturur. Finansal veriler ve kontratları gibi dijital varlıklarını blok zincirine ekleyen P2P kredilendirme platformları, kredi alanlar ve kredi verenler ve keza platformlar arasında şeffaflığı inşa ederken dolandırıcılık ve kimlik hırsızlığı sorunlarını durdurabilir. 2019’dan bu yana büyük bankalar ve finansal hizmetler, global ödeme ağı dahil olmak üzere bir dizi şekilde blok zinciri teknolojisini uygulamaya başlamıştır.